Kapat

Işığı Üretenler: Sesiber


 

Işığı Üretenler, yalnızca objelerin değil; o objelerin arkasındaki üretim biçimlerinin, düşüncelerin ve yaşamların izini süren bir seri.

Her tasarım bir atölyede şekilleniyor olabilir ama asıl karakterini, onu üreten kişinin dünyasından alıyor. Bu seride; üretmenin günlük hayatla nasıl iç içe geçtiğini, malzemeyle kurulan bağı ve tasarımın zamanla nasıl kişisel bir dile dönüştüğünü anlatan hikâyelere yer veriyoruz.

Bu kez rotamız Sesiber.
Farklı disiplinlerden beslenen üretim anlayışıyla kendi dünyasını kuran Seçil Bayraktar’ın hikâyesini, kendi anlatımından dinliyoruz.

 

Çocukluktan Başlayıp Günümüze

Bazı insanlar duygularını kelimelerle anlatır; bazılarıysa ürettikleri şeylerle dünyaya iz bırakır.

''Ben Sibel Bayraktar. Sürekli üreten, yenileyen, oyuncaklarının çoğu el yapımı olan, küçük şeylerle mutlu olan, travma kelimesiyle kırklı yaşlarında tanışan, içinde hüzünlü, dışında kelebekler uçuran 70’ler kuşağının yansıması mutlu ve üretken bir kadınım. Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Giyim Endüstrisi ve Giyim Sanatları bölümü mezunuyum.''

Yeniden Başlayan Bir Üretim Hikâyesi

Bazen insanın yolu değişiyor ama üretme isteği hep aynı yerde kalıyor.

''2005-2016 yılları arasında tekstil & takı tasarımı alanlarında yurtiçi ve yurtdışına üretim ve online satış faaliyetlerim oldu. Sosyal medyayı hep aktif kullandım. Tekrardan sıkılıp, 2016 yılında seramik dersleri almaya başladım, 2019 kadar eğitimime devam ettim. 2019’da seramik ürünlerimin düzenli satışına başladım ve severek devam ediyorum.''

Üretirken Dinlenmek

Bazı işler insanı yorar ama aynı anda iyileştirir de.

''Planlı çalışmayı ve yaşamayı seven biriyim. Seramik de buna uygun bir alan. Üret, dağıt, topla, fırınla, ambalaj, kargo… derken hayat çok hızlı akıyor benim için. Çok yorucu ve meşakkatli ama işimi çok seviyorum. Beni yorarken dinlendiriyor.''

 

 Çamura Dokunmanın Hâli

 Bazı malzemeler yalnızca bir üretim aracı değil, insanın ruhuyla kurduğu özel bir bağ gibi   hissettirir.

 ''Elbette seramik çamuru, hammaddeleri, el aletleri vs. seramik malzemelerinin assolisti çamura dokunmak bile bir   terapi. Canımın sıkkın olduğu dönemlerde kendime hep şunu hatırlatırım: "Elinin altında çamur varken sıkılır mı   insan..." ve kendimi şanslı hissederim.''

 Yaşanmışlığın Sessiz İzleri

  Bazı tasarımlar yalnızca bir form değil, bir duygu taşır.

  ''Ürünlerimin beni en iyi yansıtan yönü; yaşanmışlık, huzur ve sükûnet.''

 Hayatın İçinden Gelen İlhamlar

 Bazen bir renk, bazen bir ev hissi ya da bir insanın bıraktığı duygu üretimin parçası hâline   gelir.

 ''Tasarımlarımı besleyenler; evim, çocukluğum, nezaket ve saygı dahilinde iletişim, estetik ve zarafet, yeşil ve mavi   doğa, ailem ve çevremdeki insanlar.''

 Seramiğin Öğrettiği Şeyler

 Bazı malzemelerle çalışırsınız, bazılarıysa zamanla sizi   dönüştürür.

''Seramik yapan bilir. Kaprisli ve hafızalı bir malzemedir. Siz onu değil, o sizi şekillendirir. Seramik sabırdır. Direnmeden anladığınız ve öğrendiğiniz zaman daha kolay oluyor. Buna rağmen her fırın açılışındaki acabalar, keşkeler, dersler, sabır testleri ürettiğiniz müddetçe sizinle oluyor.''

İnsanın İçine İyi Gelen Parçalar

Bir objenin yalnızca güzel görünmesi değil, insana iyi hissettirmesi de önemli.   

''İnsanların ürünlerime baktığında ya da onları kullandığında şunu hissetsin isterim: sarıp sarmalansınlar. Öyle severek yapıyorum ki, hepsinin mekanlarına da kendilerine de mutluluk, huzur getirsinler isterim.''

Heirloom’dan

Bazen bir obje üretilirken taşıdığı hisle evimize gelir.

Sessizce insanın hayatına karışır, bulunduğu mekânın ruhuna eşlik eder.

Heirloom olarak, üretimlerinde huzuru, yaşanmışlığı ve zarif bir sadeliği hissettiren Sibel Bayraktar’a teşekkür ederiz.

Sesiber’in parçaları yalnızca seramikten oluşmuyor; sabır, duygu ve hayatın içinden gelen küçük izleri de taşıyor.

Belki de bu yüzden her biri, zamanla daha tanıdık ve daha kıymetli hâle geliyor.

İyi ki üretiyor, iyi ki var!

 


HEIRLOOM © 2026 | Bu site Eticaret Store® E-ticaret Paketi ile hazırlanmıştır.

WhatsApp ile Hemen Ulaş!